Rönesans Krallıkları Alternatif Forumu

AnasayfaAnasayfa  GaleriGaleri  SSSSSS  AramaArama  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  Yeni İletilerYeni İletiler  RK Dünya HaritasıRK Dünya Haritası  

Derman Hoca'nın Hikayesi (Devam)

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek
Yazar Mesaj
dkocak

avatar



MesajKonu: Derman Hoca'nın Hikayesi (Devam) Perş. Şub. 12, 2009 10:48 pm

Maalesef resmi forumda 4. bölüm sansüre takıldı. Çok şükür burada yazdıklarımızın kıymeti biliniyor. Yasaklı arkadaşlar için oraya yazdığım 5. bölümü buraya eklemek istedim. Yasaklı olmayanlardan resmi forumda destek bekliyorum Saygılar...






Sabah namazını kılan hoca, sabah
erkenden göl havası almak için kaftanını üzerine alıp dışarı çıktı. Dua
kitabının hala kaftan cebinde olduğundan emin olduktan sonra,


-
“Ya nasip”


deyip misafirhaneden dışarı
çıktı. Kasabanın içinde ilerlerken erkenden fırınını yakıp ekmek yapmaya
başlamış fırıncılarla karşılaştı. Fırınların olduğu yokuştan aşağı, göle doğru
yöneldi. Göl kenarında geldiğinde balıkçıların göle açılmak için uğraştıklarını
gördü. Tek tek selamladı herkesi. Başını göğe çevirip dikkatlice baktıktan
sonra


-
“ İkindiye kalmayın, öğleye kadar işinizi bitirmeye
bakın dostlar. Fırtına çıkacak gibi.”


Kendisi de eski bir balıkçı
olduğu için hava tahmininde pek yanılmazdı. Hoca iskeleye oturmuş manzarayı
izlerken balıkçılar teker teker “Vira, bismillah” deyip göle açılıyordu.


Herkes gitmiş hoca yalnız
kalmıştı. Derman hoca meyhaneye doğru gidip sabah kahvaltısını yapmayı sonra da
belediye ilanlarına bakarak bir iş bulmayı düşündü. Dünden borçlu kalmıştı
meyhaneciye. Dönüş yolu yormuştu hocayı. Meyhaneye girdiğinde gördüğü ilk
masaya oturdu. Birkaç dakika sonra 5-6 kişilik bir grup girdi içeriye. Kendi
aralarında tartışıyorlardı. Hocanın karşısındaki masaya oturdular. Hoca
siparişini vermek için sakiye seslendiğinde, gruptakiler hocayı fark ettiler.
Kendi aralarında tartışmayı bırakıp hocayı süzmeye başlamışlardı. İçlerinden en
iri yarı olanı;


-
“Yabancısın sen, buralarda seni daha önce görmedim”
dedi.


Gruptakiler sandalyelerini alıp
hocanın etrafını sarmışlardı hemen. Belli ki hocayı tanımak istiyorlardı.


Derman hoca kendini tanıtmaya
başlamıştı. Kendini tanıttıktan sonra yurt dışındaki görevini ve dönüş
yolundaki maceralarını anlattı. Sıra tam kasabada yaşadıklarına gelmişti ki
gruptakiler homurdanmaya başlamışlardı. Hoca konuşmaya çalıştıkça gruptaki
homurdanma artıyordu. Bu duruma daha fazla katlanamayan derman hoca;


-
“ Van münüt! Van minüt! Madem dinlemeyecektiniz neden
sordunuz arkadaş, sen iri olan çek elini sen de omzumdan. Konuşturmayacaksanız
Rp meyhanesi benim için bitmiştir arkadaş ”


dedikten sonra meyhaneden
ayrıldı. Kahvaltı yapamamıştı, bir an sabahtan beri bir şey yemediği geldi
aklına. En iyisi bugün de niyet etmek diye düşündü ve iş ilanlarına bakmak
üzere belediyeye yöneldi.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör

Derman Hoca'nın Hikayesi (Devam)

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var: Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Rönesans Krallıkları Alternatif Forumu :: Osmanlı Toprakları :: Rp Odası -