Rönesans Krallıkları Alternatif Forumu

AnasayfaAnasayfa  GaleriGaleri  SSSSSS  AramaArama  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  Yeni İletilerYeni İletiler  RK Dünya HaritasıRK Dünya Haritası  

Bir Gladyatör Hikayesi (Hikaye Bana Aittir)

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek
Yazar Mesaj
baris464

avatar



MesajKonu: Bir Gladyatör Hikayesi (Hikaye Bana Aittir) Perş. Tem. 31, 2008 10:09 pm

İşi bitmek üzereydi. Son bir umutlu tahta kalkanını kendine sper etti ve tüm gücünü toplayarak ayağa kalkmayı başardı. Rakibini şaşırtarak karnına bir kılıç darbesi indirdi. Rakibi acı içerisinde inledi. KAZANMIŞTI!

Arenadaki bir düelloyu daha son anda kazanmıştı. Bu zaferi kutlamak için çok yakın dostu olan At Bakıcısının yanına gitmeye karar verdi. Hara şehirden uzak olduğu için ortaklıkta kimse yoktu. Biraz daha yürüdükten sonra bir gladyatör gördü. Bu kişyi daha önce görmüştü ama nerde? Sonradan aklına geldi. Bu gelecek maçtaki rakibi olan Chiron'du. Ağacın arkasına saklanmış olan birkaç gladyatör daha çıktı. Chiron ona yaklaştı:
-Beni yenebileceğini mi sanıyorsun Arkantos? Fakat o arenaya birdaha çıkamayacaksın, dedi.
Ardından diğer gladyatörlere bir işaret yaptı.Birden bütün gladyatörler ona saldırmaya başladı. Tam 5 kişiydilier. Kaçacak hiç bir yeri yoktu. Tek çaresi kendini savunmaktı. Chiron'un vuruşunu son anda göz ucuyla gördü ve kalkanını kullanarak bu saldırıyı karşıladı fakat aynı anda sırtında büyük bir acı hissetti. Çok kötü yaralanmıştı. Ardından bir ses duydu. Evet! Bu en yakın arkadaşı Zagor'du. Zagor da çok iyi bir gladyatördü.

Zagor da dövüşe katıldı ancak ikisi de çok yaralanmıştı. Uzaktan bir kaç Romalı asker gözüktü. Bunu gören Chiron ve adamları hemen uzaklaştı. Arkantos ve Zagor şehire doğru yürümeye başladılar. Hemen pazar yerine gidip yiyecek aldılar. Arkantos'un tahta kalkanı o kadar çok kkılıç darbesi almıştı ki neredeyse kullanalımıyacak bir haldeyedi. Mecburen kalkanı sattılar. Zagor'un yaklaşık 1 saat sonra arena'da düellosu vardı o zamana kadar tavernaya gidip vakit geçirdiler. Düello saati gelipi çatmıştı.Zagor'un rakibi çok güçlüydü. Sürekli saldırıyor ve Zagor'a hücum şansı vermiyordu. Düello başlayalı 5 dakika olmuştu. Zagor yaralanmıştı ve böyle giderese kaybedecekti. Zorda olsa hücuma geçmeye karar verdi. Rakibinin son vuruşunu da karşılayıp rakibe savunma şansı vermeden saldırdı ve rakibini belinden yaraladı. Zagor bir vuruş daha denedi fakat rakibi bu saldırıyı karşılayıp Zagor'un üzerine atladı ve Zagor'u karnından bıçakladı. Zagor acı içerisinde yere düştü. Zagor kaybetmişti.

Ertesi gün Arkantos erkenden uyandı. Sokaktan bir sürü bağırış geliyordu. Sesler kulak kabarttı. Adamın biri şöyle bağırıyorudu:
-Roma ile Turaegler savaşa girdi!!!!
Turaegler Roma kadar güçlü olmasada Roma'ya karşı koyabilirdi. O günkü düellolarda iptal edilmişti. Arkantos küçüklüğünden beri Turaeglerden nefret etmişti. Turaeglerle savaşmak için Roma ordusuna katılmaya karar verdi.

Arkantos Mist dağlarını geçmişti. Çok sinirliydi. Çünkü orduya arena sıralaması iyi olmadığı için alınmamıştı. Yanında Zagor da vardı. Turaeglerin ülkesine gidiyorlardı. Onlarla savaşacaklardı. Biraz ilerlerdikten sonra ufukta bi kaç kişi gördüler. Bunlar barbardı. Onları yeneceklerinden emin değildiler. Bu yüzden onlardan saklanarak yollarına devam ettiler Karanlık ormana varmışladı. Karada bir sürü tehlike olduğu için bir sal yapıp nehirde ilerlediler. Karanlık ormanın derinliklerine gelmişerdi. Birden tam Zagor'un şapkasına ok isabet etti. Bu karanlık ormanın içlerinden gelmişti. Acaba orada kim vardı. Birden kendilerini büyük bir tuzağın içinde buldular.Karanlık ormanın her iki yanından bir sürü Turaegli çıktı. Tam karşılarından da birkaç kanoya binmiş Turaegli vardı.

Turaegliler sallarına çıkmışlardı. Ok yağmuru durmuştu. Tam o sırada Turaegliler çok ses çıkarmış olacak ki birkaç Romalı asker o tarafa doğru geldi. Şimdi amansız bir mücadele başlamıştı.

Arkantos son Turaegliye kılıcını saplarken Zagor ve birçok Romalı asker yaralanmıştı.

Zagor gözlerini açtığında Arkantos'u gördü. Zagor:

-Neredeyiz Arkantos?

Arkantos:

Karanlık Ormandan sonraki Mist Çölündeyiz.

Herkes kendine geldiğinde Turaeglilerin ülkesine doğru yürümeye başladılar.

Aylarca yürüdüler. En sonunda karşılarına bir şehir çıktı.

Bu şehir zabiryana şehriydi. Burada yıllardır Zenciler yaşıyordu.Şehire girmelerinden başka çareleri yoktu çünkü çok acıkmış ve susamışlardı. Birkaç dakika sonra şehire girmişerdi. Herkes onlara bakıyor ve fısıldaşıyorlardı. Pazar yerine geldiler. Burada yiyecek çoktu. Arkantos bir yiyeceğe elini uzatıyordu ki bir ok onu engelledi. Arkalarına baktıklarında birçok asker gördüler.
Askerlerden biri:

-Yürüyün kralın yanına gidiyoruz, dedi.

Kralın sarayı gerçekten çok büyük ve güzeldi. Kral Arkantos, Zagor ve bir grup Romalı askeri görünce çılgına dönmüştü ve onlara şöyle dedi:

-Turaeglilerin düşmanı bizimde düşmanımızdır. Bunları idam edin!

Adamlardan biri Arkantos'u hızlıca ittirdi. Zagor Arkantos'a biraz yaklaştı ve:

-Bir planın var mı?

Arkantos:

-Aslında yok.

Zagor:

-Ne yani şimdiye kadar bir plan yapmadın mı?

Asker bağırdı:

-Kapayın çenenizi, dedi ve bu kez Zagor'u hızlıca ittirdi.

Askerler Zagor, Arkantos ve Romalı Askerleri bir hücreye soktular ve askerlerden biri gülerek:

-Yarın sabah erkenden idam edileceksiniz, dedi ve hücreyi kilitledi.

Sabah olmuştu... Askerler geldi ve Arkantos ve arkadaşlarını hücreden çıkarttı. Sarayın kordioralarında ilerlerken Arkantos belinde kısa hançerini kimseye çaktırmadan çıkardı ve hemen arkasınaki askere sapladı. Yere düşern askerin kılıcını hemen alıp Zagor'a yolladı. Düğer Romalı askerlerde mücadaleye yumruklarıyla karıştılar.

Mücadelede 5 Romalı Askerlerden bir çok ağır yaralanmıştır.Düşman askerlerden çoğu ölmüştür. Ancak seslerden dolayı bütün askerler oraya doğru koşmaktadır.Yakalanmaları uzun sürmez sertçe idam alanına götürülürler.İdam sarayın bahçesinde yapılacaktır. İdamın yapılmasına az kalmıştır ama Arkantos dışında kimse Zagor'un yokluğunu fark etmemiştir. Zagor koridaordaki mücadelede kimseye görünmeden kaçmayı başarmıştır. Sarayın bahçesinde Zabiryana kentleri sakinleri idamı seyretmeye gelmiştir. İşte Zagor bu insanların arasındadır. Yüzündeki maskesi ve zırhı sayesinde kimse onun beyaz olduğunu anlamamıştır.Zagor aniden ortaya çıkarak kısa kılıcıyla Arkantosun iplerini keser ve elindeki hançeri Arkantos'a verir. Arkantos nöbetçileri oyalarken Zagor diğer Romalı askerlerin iplerini keser. Arkantos nöbetçilerden birini bıçaklayıp kaçmaya başlar (aynı Zagor ve diğerlerinin yaptığı gibi). Arkalarından yaklaşık 50 tane asker onları yakalamaya çalışmaktadır.

Herkes tüm gücüyle kaçmaya çalışıyordu. Sarayın çıkış kapısındaki nöbetçileri öldürüp şehrin çıkış kapısına doğru kaçmaya çalışıyorlardı.

Birkaç dakika sonra şehrin dışına çıkmışlardı. Askerlerde onların perşini bırakmış olacak ki arkalarından kimse gelmiyordu. Turaeglerin ülkesine doğru ilerlemeye başladılar. Öğlen olmuştu. Hepsi açtı. Yolda yürürlerken birden Romalı Askerlereden biri yere düşmü. ÖLMÜŞTÜ. Büyük iihtinalle açlıktan ölmüştü. Artık yola 5 kişi devam etmek zorundaydılar. Günler sonra karşılarına bir şehir daha çıktı!

Şehire girdiler.Karınlarını güzelce doyurdular.Burada biraz dinlendikten sonra yollarına devam ettiler. Birkaç gün sonra kocaman dağlarla karşı karşıya kaldılar.Dağa tırmanmaya başladılar.Yukarılara çıktıkça hava soğuyordu. Birkaç saat sonra kar yağmaya başlamıştı bile.Artık bulutları geçmişlerdi bile.Artık zemin düzleşmeye başlamıştı.Biraz ileride bir klübe gördüler. Klüneye girdiklerinde yaşlı bir büyücü gördüler. Bu HERMİT'Tİ.

Hermit:

-Buraya nasıl geldiniz?

Arkantos:

-Sen kimsin?

Hermit:

-Bunu boşver. Beni bulduğunuza göre tanrılar tarafından korunuyor olmalısınız.

-------------------

Hikaye Bana Aittir

Hikayenin Devamı yazılmıştır.

Hikayenin geri kalanı yarın.

Hikaye Gladiatus Forum Sitesinde tarafımdan yazılmaya başlanmıştır.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Isoberto

avatar



MesajKonu: Geri: Bir Gladyatör Hikayesi (Hikaye Bana Aittir) Cuma Ağus. 01, 2008 12:37 am

Barış editle kısa kısa yaz ben okumdaım mesela bu kadar uzun olduğunu görünce
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör

Bir Gladyatör Hikayesi (Hikaye Bana Aittir)

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var: Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Rönesans Krallıkları Alternatif Forumu :: Osmanlı Toprakları :: Rp Odası -